SsangYong CCR-1: Kore’nin erken elektrikli otomobili

SsangYong CCR-1, 1995’te geliştirilen deneysel bir elektrikli spor otomobildi. Prototip, Kore otomotivinin erken dönem EV arayışını ortaya koydu.

SsangYong’un Güney Kore otomotiv sektöründeki elektrikli dönüşüm sürecine katılmasından yıllar önce geliştirdiği CCR-1, dönemin ötesinden gelmiş izlenimi veren sıra dışı bir elektrikli spor otomobildi. “Clean Car 1” adının kısaltması olan model, 1995 yılında tanıtılan, ortadan motorlu ve iki kişilik bir elektrikli coupe olarak tasarlandı.

O dönemde birçok konsept araç yalnızca tasarım çalışması niteliği taşırken SsangYong CCR-1 çalışır durumdaydı ve test sürüşlerine izin veriyordu. Bu özellik, şirkete elektrikli aktarma sistemi, hafif malzeme kullanımı ve aerodinamik verimlilik gibi alanları gerçek bir prototip üzerinde değerlendirme fırsatı sundu.

Projenin arkasındaki çevre baskısı

Çalışmalar, Kaliforniya’nın 1990 yılında yürürlüğe koyduğu Sıfır Emisyonlu Araç düzenlemelerinin otomotiv üreticileri üzerindeki etkisini artırdığı Nisan 1993’te başladı. Söz konusu düzenlemeler, üreticileri gelecekteki emisyon şartlarını karşılayabilmek için elektrikli tahrik sistemlerini incelemeye yöneltirken Avrupa ve Asya’daki şirketler de içten yanmalı motorlara alternatifleri araştırmaya başlamıştı.

Proje, SsangYong açısından yalnızca emisyonları azaltmaya yönelik bir deneme değildi. Şirket o dönemde daha çok dayanıklı arazi araçları, dizel SUV’lar ve ticari araçlarla tanınıyordu. CCR-1, mühendislik ekibinin daha gelişmiş bir binek araç geliştirebileceğini gösterme ve şirketin geleneksel ürün yelpazesinin dışındaki teknolojileri sınama imkânı sağladı.

Ekibin başındaki Proje Yöneticisi Lee Myung-hak için temel meselelerden biri, elektrikli otomobillerin henüz belirlenmiş bir tasarım formülü bulunmadığı bir dönemde bu araçların nasıl olması gerektiğine karar vermekti. SsangYong, mevcut bir sedanı elektrikliye dönüştürmek yerine alçak gövdeli, iki kişilik ve aerodinamik yapısıyla dikkat çeken bir spor coupe geliştirmeyi tercih etti.

Hafif yapı ve erken dönem elektrikli aktarma

SsangYong CCR-1, adeta hareketli bir laboratuvar olarak kurgulandı. Şasisinde ağırlığı azaltmak amacıyla ekstrüde alüminyum uzay kafes yapı kullanılırken gövde panelleri yüksek rijitlikli fiber takviyeli plastikten üretildi. Bu yaklaşım, ilk elektrikli araçların en önemli sorunlarından biri olan ağır batarya paketinin etkisini sınırlamayı hedefliyordu.

Elektrikli güç ünitesi, iki kişilik kabinin arkasında ve arka tekerleklere güç verecek şekilde konumlandırıldı. Çok yüzeyli bipolar fırçasız doğru akım motoru yaklaşık 37 kilovat, yani 50 beygir güç üretiyor; maksimum tork değeri ise 196 Nm seviyesine ulaşıyordu.

Enerji, yüksek performanslı kurşun-asit batarya paketinden sağlanıyordu. Günümüz elektrikli otomobilleriyle karşılaştırıldığında bu teknoloji oldukça sınırlıydı. Buna rağmen prototip, düşük ağırlık, aerodinamik gövde ve azaltılmış yuvarlanma direncinin batarya kapasitesindeki eksikleri kısmen telafi edebileceğini ortaya koydu.

SsangYong, aracın azami hızını saatte 120 kilometre, tek şarjla ulaşabildiği test menzilini ise yaklaşık 200 kilometre olarak açıkladı. Bu değerler modern elektrikli araçlar için mütevazı kalsa da 1990’ların başında kurşun-asit bataryalarla çalışan deneysel bir otomobil için dikkat çekiciydi.

Mühendislik ekibi verimlilik çalışmalarını yalnızca motor ve bataryayla sınırlamadı. Hankook Tire ile birlikte geliştirilen özel lastikler, dönemin standart ürünlerine kıyasla yuvarlanma direncini yaklaşık yüzde 7 azaltacak şekilde tasarlandı. 195/65VR15 ölçüsündeki lastikler, enerji tüketimini sistemin bütününü ele alarak düşürme yaklaşımının bir parçasıydı.

Güney Kore’den Avrupa’ya uzanan tanıtım

CCR-1’in en belirgin tasarım unsuru, hidrolik destekle yukarı doğru açılan martı kanat kapılarıydı. Alçak tavan çizgisi ve damla biçimli gövdeyle birleşen bu kapılar, elektrikli coupe’nin sportif karakterini öne çıkarıyordu.

Prototip dünya prömiyerini Mayıs 1995’te, o dönemde Korea General Exhibition Center olarak bilinen ve bugün COEX adıyla anılan alanda düzenlenen ilk Seul Otomobil Fuarı’nda yaptı. SsangYong, CCR-1’i başka bir deneysel araç olan CRS ile birlikte sergileyerek teknoloji odaklı ve daha iddialı bir marka imajı oluşturmaya çalıştı.

Elektrikli coupe, aynı yılın eylül ayında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda Avrupa’daki ilk gösterimine çıktı. Böylece Güney Kore’de geliştirilen elektrikli spor otomobil fikri, bataryalı performans araçlarının hâlâ büyük ölçüde merak unsuru olduğu bir dönemde uluslararası otomotiv kamuoyunun karşısına çıktı.

Üretime neden geçemedi?

Projenin seri üretime taşınması mümkün olmadı. Uluslararası tanıtımdan yaklaşık iki yıl sonra Güney Kore’yi etkisi altına alan Asya finans krizi, sanayi grupları üzerinde büyük bir ekonomik baskı oluşturdu. Şirketler, yatırımları daha hızlı ve daha net ticari sonuç sağlayan faaliyetlere yöneltmek zorunda kaldı.

Mali sorunlar yaşayan SsangYong Motor, 1998 yılında Daewoo Motors tarafından satın alındı. Şirketin kaynaklarını mevcut SUV ve ticari araç faaliyetlerine yoğunlaştırmasıyla deneysel programlar geri planda kaldı. CCR-1 de sınırlı üretim gören bir elektrikli spor otomobile dönüşmek yerine tek prototip olarak kaldı.

Bununla birlikte aracın önemi yalnızca üretime geçememiş olmasından ibaret değildi. Proje, SsangYong mühendislerine alüminyum uzay kafes şasi, kompozit gövde, elektrikli tahrik, batarya entegrasyonu, aerodinamik verimlilik ve düşük yuvarlanma dirençli lastikler konusunda deneyim kazandırdı. Bu çalışmalar, küresel elektrikli araç endüstrisinin henüz emekleme döneminde olduğu bir zamanda yürütüldü.

Prototip, zamanla SsangYong’un kurumsal tarihinin bir parçası haline geldi. Şirket ise sonraki yıllarda çeşitli sahiplik değişikliklerinden geçti ve sonunda KG Mobility adıyla faaliyet göstermeye başladı.

CCR-1’den onlarca yıl sonra KG Mobility, Korando e-Motion ve Torres EVX gibi modellerle bataryalı elektrikli araç pazarına yeniden yöneldi. Bu araçlar, lityum iyon bataryalar, gelişmiş güç elektroniği ve giderek yaygınlaşan şarj altyapısıyla teknolojik açıdan tamamen farklı bir dönemi temsil ediyor.

Kaynak: oldcar-korea.tistory.com

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu